Neler yeni

UZAY TAŞIMACILIĞI KIZIŞIYOR

collo1

Moderator
Yönetici
Moderator
Katılım
11 Ocak 2012
Mesajlar
3,467
Beğeniler
2,169
Konum
ALMANYA
#1
Kasım 2018’de ilk ticari uçuşunu başarıyla gerçekleştirmesinin ardından dört uçuş daha yapan Yeni Zelanda merkezli roket şirketi olan Rocket Lab'ın Electron roketi, 25 Mart’ta yeni bir göreve daha çıkacak.

Electron roketi bu görevinde, Amerikan ordusu tarafından kullanılmak üzere yeni teknolojiler üretmekle sorumlu ABD Savunma Bakanlığına bağlı bir devlet kurumu olan DARPA’nın geliştirdiği R3D2 isimli uyduyu yörüngesine gönderecek.

R3D2 uydusu küçük uzay gemilerinde radyo iletişimini iyileştirmek için tasarlanan prototip yansıtıcı bir dizi anteni test edecek.

R3D2, alçak dünya yörüngesinde zar şeklindeki bir anteninin dağıtım dinamiklerini ve hayatta kalma ile radyo frekansı (RF) özelliklerini test edecek. Bu yeni nesil iletişim anteni başarılı olursa, daha küçük, daha hızlı ve daha düşük maliyetli bir kabiliyetin kanıtlanmasına yardımcı olacak ve ABD Savunma Bakanlığının yanı sıra diğer kullanıcıların da küçük ve ucuz fırlatma araçları için yeni ticari pazardan en iyi şekilde yararlanmasını sağlayacak.

UZAY TAŞIMACILIĞI KIZIŞIYOR
Uzay taşımacılığı ticaretinde özel şirketlerin payı artıyor. Elon Musk’ın SpaceX’i ve Amazon’un sahibi Jeff Bezos’un Blue Origin’i uzay taşımacılığı için yarışırken geçtiğimiz yıl Çinli şirketler de bu yarışa müdahil olmak için geliştirdikleri roketleri başarıyla test ettiler.

Yeni Zelandalı Rocket Lab şirketinin Electron isimli roketi, Elon Musk’ın SpaceX’i gibi tonlarca ağırlıkta yük taşımıyor. Taşıma kapasitesi yaklaşık 227 kilogram. Ancak uydularda yeni trendin düşük boyut ve ağırlığa sahip olan Küp, Mikro, Nano uydular olması ve hafif yük fırlattığı için daha uygun fiyatlara taşımacılık yapıyor olması Rocket Lab için bir avantaj. Zira SpaceX firmasının yük kapasitesi de fiyatı ile doğru orantılı. Bu sebepten küp uydu üreticileri cazip fiyatından dolayı Rocket Lab firmasını tercih edebilir.

Nano/Mikro ve küp uyduların artan eğilimi

Uzmanlar, Rocket Lab’ın Electron uydusunun bir benzeri olan, Elon Musk tarafından üretilen, 2006 yılında ilk uçuşunu yapan Falcon 1’in 2009’da emekli edilmesini Musk’ın en büyük hatalarından biri olarak görüyor.
Zira uydunun taşıma kapasitesi yaklaşık 430 kilogram ve maliyeti oldukça düşüktü. Uydu teknolojilerinde artan hafif uydu eğiliminin ileride daha da artacağı, bu tip uydular için de küçük çaplı roketlerin kullanılmasının maliyet açısından daha uygun olacağı düşünülüyor.

TÜRKİYE BU YARIŞIN NERESİNDE?
Geçtiğimiz yılın sonunda Savunma Sanayi Başkanlığı ile Roketsan arasında Mikro Uydu Fırlatma Sistemi (MUFS) Geliştirme Projesi’ne dair sözleşme imzalanmış, proje bittiğinde 100 kilogram ve altındaki mikro uydular, yüksekliği en az 400 kilometre olan Alçak Dünya Yörüngesine yerleştirilebileceği açıklanmıştı.
Ayrıca Savunma Sanayii Başkanlığı bünyesinde kurulan DeltaV Uzay Teknolojileri A.Ş’nin hibrit yakıtlı roket denemeleri de devam ediyor. Bu kapsamda Savunma Sanayi Başkanı İsmail Demir, “Hibrit roket motoru başarıyla ateşlendi.” açıklamasında bulunmuştu.
Türkiye, başlattığı bu projeleri planlanan zamanda yapabilirse, dünyadaki bu trendi yakalayabilir, kendi uydusunu kendi roketiyle uzaya taşıyabilen sayılı ülkeler arasında yerini alabilir ve ticari taşımacılık da yapabilir.

Kurulan Türkiye Uzay Ajansı bu yarışta Türkiye’nin iddiasını artıracaktır. Zira Uzay Ajansımızın görev ve hedefleri de bu yönde.

Kararnamede yer alan Türkiye Uzay Ajansının görev ve hedeflerinin bazıları şunlar;
Uzay ajansımız Türkiye’nin milli çıkarlarını gözeterek, uzay teknolojileri alanında ulusal boyutta yapılan çalışmaların koordinasyon ve denetlemesini yapacak, uluslararası ilişkileri yürütecek.

Uzay sanayini güçlendirecek, uzay teknolojileri alanında bilimsel altyapıları ve insan kaynağını geliştirecek, kapasite ve yeteneklerini daha da artıracak.
Dışa bağımlı olmayan rekabetçi bir sanayinin geliştirilmesine zemin hazırlayacak. Bu alanlarda faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlarımızı koordine edecek.
Fırlatılan uyduların kayıtlarını da tutacak olan ajans Birleşmiş Milletler nezdinde Türkiye’nin haklarını takip ederek diğer uzay ajansları ile ikili ve çoklu iş birliklerini geliştirecek.